Yapay zekâ olmayan karara atıf yaparsa
Uydurma emsali dilekçeye almanın sorumluluğu araçta değil, imzada kalır. Genel amaçlı sohbet araçlarının ürettiği atıflar için iki soruluk doğrulama disiplini.
2023’te bir ABD mahkemesi, dilekçelerinde var olmayan kararlara atıf yapan iki avukata yaptırım uyguladı. Kararları bir sohbet aracı üretmişti: esas numarası biçimce kusursuz, taraf adları inandırıcı, gerekçe akıcı — yalnızca kararların kendisi yoktu. Mata v. Avianca dosyası, kamuya açık kayıtlarıyla, bir meslek için erken gelmiş bir uyarı olarak duruyor.
Sorun aracın yanılması değil, yanılgının biçimidir
Genel amaçlı bir sohbet aracı, soruya en olası görünen metni üretir. Eğitildiği milyonlarca sayfa ona hukuk metninin biçimini öğretmiştir: daire adı nasıl yazılır, esas ile karar numarası nasıl görünür, gerekçe hangi tonda kurulur. Biçimi bu kadar iyi bilen bir sistem, içeriği bilmediğinde de biçimi kusursuz üretir.
Yanılgının tehlikesi buradadır. Yanlış cevap, yanlış göründüğünde zararsızdır; kimse onu dilekçeye almaz. Var olmayan bir kararın gerçek bir karar gibi giyinmiş hâli ise mesleki denetimin en zayıf anını yakalar — yoğun bir günün sonunu, “biçimi doğru, demek ki kendisi de doğrudur” çıkarımını.
Şunu da ekleyelim: bu araçlar hukukçunun elinden alınacak değildir; taslak çıkarmakta, metin özetlemekte gerçekten işe yarar. Mesele aracı kullanmak değil, aracın hangi işte güvenilir olduğunu bilmektir. Atıf, güvenilir olmadığı iştir.
Sorumluluk araçta değil, imzada kalır
Dilekçenin altındaki imza avukatındır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi görevin özen ve doğruluk içinde yerine getirilmesini ister; bu yükümlülük, araştırmanın hangi araçla yapıldığına bakmaz. Stajyerin bulduğu kararı okumadan dilekçeye almazsınız; aynı denetim, bir yazılımın önerdiği karar için de geçerlidir. Aracı kim seçtiyse, sonuç onun imzasını taşır.
Mahkeme nezdinde de müvekkil nezdinde de “aracın hatası” diye bir savunma yoktur. Vardır denirse bile dinlenmez; özen yükümlülüğü devredilemez.
Doğrulama iki soruya sığar
Uydurma atıf riskine karşı disiplin karmaşık değildir; her atıf için iki soru yeter:
Bu atfın kaynağı gösterilebiliyor mu? Aracın cevabı bir karara dayanıyorsa o kararın kendisine bir yoldan ulaşabilmelisiniz. Kaynak gösteremeyen cevap, hukuki araştırmada cevap değildir; en iyi ihtimalle bir başlangıç fikridir.
Kararın metnini açıp okudunuz mu? Kaynağın var olması yetmez; içeriğin sizin olayınızı karşılaması gerekir. Esası doğru, dairesi doğru, sonucu bambaşka bir karar da dilekçeyi zayıflatır. Karar okunmadan atıf yapılmaz — bu cümle yapay zekâdan önce de doğruydu, sonra da doğru kalır.
Bu iki soruyu geçemeyen atıf dilekçeye girmez. Disiplinin tamamı budur.
Kaynağı gerçek kayıttan gelen yanıt, denetimi mümkün kılar
Turklex’te asistanın atıf verdiği karar, gerçek karar veri tabanından gelir; yanıtın yanında durur, tıklarsınız, metnini açıp okursunuz. Yukarıdaki iki soru böylece cevapsız kalmaz: kaynak gösterilir, karar okunur. Denetimi kaldırmaz — hiçbir araç kaldırmamalıdır — denetimi mümkün ve hızlı kılar. Seçenekler ve dayanakları gösterilir; tercih avukata aittir.
Kullandığınız araca aynı iki soruyu sorun. İkisine de yazılı cevap alamıyorsanız, cevabı zaten almışsınızdır.